Bu yıl 6.sı düzenlenecek ve Çağatay Pet Food ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan “Uluslararası Evcil Hayvan Ürün ve Aksesuar Tedarikçileri Fuarı Pet İzmir 2022” 29 Eylül’de kapılarını açıyor.
29 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan Pet İzmir 2022’de tüm hayvansever dostlarımızı standımıza bekliyoruz.
Hall: B Stand: 202
Fuar İzmir / Gaziemir / İzmir
Japonya’da BonaCibo markamızı temsil eden değerli partnerimiz Hosituki/Petmamma LLC, 26-27 Haziran 2021 tarihlerinde Tokyo Shinjuku’da düzenlenen kedi temalı etkinlikte yer aldı. Bu yıl 11.’si düzenlenen “Nyandarake” adlı etkinliğe yaklaşık 4.000 ziyaretçi katıldı.
Özenle hazırlanan standımız ve ürünlerimiz kedi sahipleri tarafından büyük ilgi gördü.
Distribütörümüz Sayın Shiho Tachibana ve ekibine bu etkinlik aracılığıyla markamızı birçok hayvanseverle buluşturdukları için teşekkür ediyor, işbirliğimizin uzun yıllar devam etmesini umuyoruz.
20-23 Kasım 2019 tarihleri arasında Shangai’de gerçekleşen China International Pet Show (CIPS) fuarında yer aldık. Her yıl yenisi gerçekleşen bu fuara Çağatay Petfood ekibi olarak ilk katılımımızdı ve firmamız ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü.
Fuarda Güney Kore, Pakistan, Yeni Zelanda, Malezya, Israil, Suudi Arabistan ve Bangladeş’ten mevcut distribütörlerimizle buluşma fırsatımız oldu. Kendileriyle yüz yüze görüşmek ve iş birliğimizi geliştirmek adına bilgi alışverişinde bulunmak bizim için çok faydalıydı. Her birine markalarımızı ülkelerinde en iyi şekilde temsil ettikleri için teşekkür ederiz.
Bunun yanında farklı ülkelerden de standımıza gelen ve ürünlerimizle yakından ilgilenen ziyaretçimiz oldu. Bu fuara katılımımızın önümüzdeki günlerde bize birçok olumlu geri dönüş sağlayacağından eminiz.
Ve bir sonraki durağımız Interzoo 2020!
19-22 Mayıs tarihleri arasında Almanya’da görüşmek üzere!
İzmir İnciraltı sahilinde düzenlenen Kurumlararası Dragon Festivali’nde çok keyifli bir hafta sonu geçirdik.
Tüm ziyaretçilerimize ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Hem mevcut müşterilerimiz ile görüşme, hem de yeni iş birlikleri yaratma fırsatı bulduğumuz bu etkinlikte; kuru mamalarımıza ve diğer evcil hayvan ürünlerimize karşı ilgi oldukça yoğundu.
Bu etkinliğin dünya çapındaki başarımızı bir adım daha ileriye taşıyacağına inanıyor ve standımızı ziyaret eden herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. 2021’de tekrar görüşmek üzere.
Bir evcil hayvanın durumu ve soyu konusunda karar vermek için açık bir şekilde görülebilir sadece birkaç faktör bulunmaktadır. En önemlisi kürküdür. Güzel, kaliteli bir kürk genellikle sağlıklı bir evcil hayvan anlamına gelir.

Kedi ve köpeklerimizin bazı fiziksel özellikleri sağlık durumları hakkında bize sinyal verir. Fakat yetersiz beslenme ve hastalık belirtilerinin birçoğu etkisini vücut içerisinde gösterdiği için dışarıdan gözlemlenemez. Deri ve tüylerinin yapısı sağlık durumları hakkında bilgi almak için her gün kullanabileceğimiz gözle görülür fiziksel özelliklerindendir.
Deri vücudun en büyük organıdır. Vücudu korur ve metabolik işlevlerin birçoğunu yerine getirir. Bariyer görevi görerek yabancı maddelerin ve nemin vücuda girmesini engeller ve metabolik dengeyi korur.
Yüksek kalorili gıda ve abur cubur tüketimi, yeteri kadar enerji harcamama gibi sebeplerin insanlarda aşırı kilo alma ve obeziteyi hızla artırdığı bilinen bir gerçektir. Son 10-15 yılda evcil hayvanlarımızda da (özellikle bazı köpek cinslerinde) aynı duruma tanık olmaktayız.

Hayvanlar binlerce yıl boyunca insanlarla bir arada yaşayarak evrim geçirmiş olmalarına rağmen atalarına ait beslenme davranışlarının birçoğunu bugün hala devam ettirebilmektedir.
Vahşi doğada kediler genellikle gece gündüz avlandıklarından öğünlerini taze taze ve tek seferde tüketirler. Evcil kediler ise taze servis edilen öğünleri az ve sık sık yemeyi tercih ederler. Aynı zamanda kediler besinleri enerji gereksinimlerini karşılayacak şekilde alırlar ve bu sayede tüketilen mama dengeli ve yüksek kalitede olduğu müddetçe aşırı kilo almazlar.

Köpekler ise vahşi doğada genellikle kedilerin geride bıraktığı artıklarla ya da doğal sebeplerden ölen hayvanlarla beslenmişlerdir. Bu nedenle rekabetin yoğun olduğu doğada en kısa sürede mümkün olduğunca çok yemek tüketmeleri gerekmiştir. Modern dünyada köpeklerin de yine bu özelliklerin bazılarına sahip olduğunu görürüz. Örneğin; yiyeceklerin tadına bakmak yerine doğrudan tüketmeye odaklanırlar, yan yana beslendiklerinde yeme hızları ve miktarları artar.
Beslenme alışkanlığı, vücut ağırlığının korunmasında önemli bir rol oynar. Çünkü bu alışkanlıkları bilerek hayvanlarımızı ne zaman, nerede ve nasıl besleyeceğimizi doğal gereksinimlerine göre daha iyi ayarlayabiliriz.
Evcil hayvanlarımız sosyalleştikçe hastalanma ve enfeksiyon kapma riskleri artar. Diğer hayvanlarla kaynaşmaları ve dış etkenlere maruz kalmaları sistemlerini hem zorlar hem de güçlendirir. Aşı ve ilaçların bağışıklık sisteminlerine desteği çok önemli olsa da direnç kazanmaları ve bağışıklık problemlerinin üstesinden gelmeleri için beslenmenin rolü büyüktür.
Enfeksiyon ve hastalık kapma riskinin en yüksek olduğu dönem doğum sonrası dönemdir, çünkü vücudun bağışıklık sistemi henüz gelişmemiştir ve yeni doğan hayvanlar birçok tehlikeye maruz kalırlar.
Yavru kedi ve köpeklerin bağışıklık sistemleri, anne karnındayken aldıkları antikorlar ile doğal olarak oluşur. Dünyaya geldiklerinde ise anne sütünden sağlanan proteinlerle desteklenir. Bu sayede virüs, bakteri ve dış etkenlere karşı korunurlar.
Ancak doğal olarak edindikleri bağışıklık düzeni kısa bir süre etkili olur ve tehlikelerle mücadele edebilmek için vücudun hızla kendi bağışıklık sistemini geliştirmesi gerekir. Bu süreçte güçsüz kalan yavru kedi ve köpeklerin yeni bir savunma mekanizması oluşturmalarında beslenme çok önemli bir rol oynar.
Diş bakımı ve temizliği, son 20 yılda veteriner hekimlerin ve beslenme uzmanlarının odaklandığı temel konulardan biri haline gelmiştir. Evcil hayvanlarımızın diş eti hastalıkları diğer sağlık problemlerinin en önemli belirtilerindendir.
Günümüzde kedilerin % 70’i ve köpeklerin % 80’i diş eti hastalıkları belirtileri göstermektedir. Amerikan Veteriner Diş Hekimliği Birliği bu doğrultuda diş eti hastalıklarının en yaygın diş problemi olduğunu iddia etmektedir. Diş bakımı, veteriner hekimliği ve veteriner teknikerliği eğitiminde önemli bir konudur ve artık diş tedavileri ve danışmanlığı konusunda uzmanlaşmış pek çok veteriner hekim bulunmaktadır.
Kuru mama ve ödül mamalarının birçoğu ağız sağlığını koruyan özel besin maddeleri içerir. Ödül mamaları özellikle evcil hayvanlarımızın diş ve diş eti sağlıklarını korumak için günlük tüketilmek üzere tasarlanmaktadır.
En iyi koruma yönteminin dişlerin doğrudan firçalanması olduğu genel olarak bilinse de kuru mama tanelerinin sağladığı aşınmanın da diş sağlığına önemli bir etkisi vardır. İri ve köşeli mama taneleri dişlerin arasında derinlere nüfuz ederek diş etlerini uyaran bir fırça hareketi sağlar.
Son 10 yılda diş sağlığına yönelik üretilen çiğneme kemiklerinde artış olmuştur. Diş çürümesini azaltan bileşenler ve katkı maddeleri içeren bu kemikler aynı zamanda çiğneme yoluyla tükürük üretimini artırarak diş eti hastalıklarının önüne geçerler.
Evcil hayvanlarımızın ayaklarının sağlığı da son derecede önemlidir. Vücudu taşımalarının yanı sıra ayaklar; çevreyi algılar, darbelere karşı direnç sağlar ve vücut sıcaklığını korurlar. Doğru beslenme ile de etkili bir şekilde korunacakları gözardı edilmemelidir.
Besin eksiklikleri çoğunlukla cilt ve pati tabanı değişiklikleri ile açığa çıkar. Normal deri gibi pati tabanları, biyotin, A, E, ve C vitamini, besinsel lipitler ve mineraller dahil çeşitli besinlerin uygun miktarda temin edilmesini gerektirir.
PATİ TABAN YAPISIKedi ve köpeklerin pati tabanlarındaki deri, vücutlarının geri kalan kısmını kaplayan deriden çok farklıdır. Kıl ve folikül bulunmayan pati tabanları, hem çok güçlü ve kalın, hem de oldukça esnek ve yumuşaktırlar.
Patileri aşındıkça altlarında çatlak ve yarıklar oluşabilir. Bu durumda zararlı bakteriler vücuda gireceğinden ayaklarında ağrı ve iltihaplanmalar ortaya çıkar.
Patilerindeki acı yüzünden evcil hayvanlarımızın hareketlerinde de azalma görülebilir, bu da kilo almalarına ve dolayısıyla ayaklarında daha fazla rahatsızlık ve ağırlık hissetmelerine yol açacaktır.

